İsmail KASAP

İsmail KASAP

Bilgi, kültür, edebiyat...

Gerçek Dost İsmail Abi

14/9/2007

 

                                                                                                                                     Yard. Doç. Ahmet ŞİMŞEK

 

İsmail Kasap ile 1999da Kırşehir Eğitim Fakültesinde göreve başlamam nedeniyle tanışmıştım. O aralar tarih konularının öğretilmesinde tarihsel hikâyeler konusunda yüksek lisans tezimi çalışıyordum. Konunun edebiyat yönünü konuşabileceğim birisinin olması yönüyle İsmail Kasapla tanışmam şans sayılmalıydı ama bu tanışmanın benim için gerçekten bir şans olduğunu daha sonra öğrendim.
İlk tanıştığımız zamanlardan aklımda kalan şey kitaplarla dolu, sigara kokusunun ve dumanının hissedildiği bir prefabrik odası ve eski bir teypte çalan mistik bir müzik parçası. Adını daha sonra İsmail abiden öğreneceğim Erkan Oğur’un Gülün Adı Yoktur kaseti.. Daha pek çoklarını da sonraları öğreneceğim üzere tam bir türkü ve sanat müziği tutkunudur İsmail abi. Özellikle Erzurum türkülerinde şöyle bir of çekip sigara tellendirmeyi severdi. Severdi diyorum çünkü şimdilerde sigarayı bırakmaya karar verdi.
Dervişane bir görünüme sahip bu adamın bir derviş kadar mütevazı olması yanında sinemayı, müzik dünyasını da takip eden sıkı bir entelektüel olduğunu kavramam daha sonralarıdır. Ama o her şeyden önce şanına yakışır bir kitap kurdudur. Bilmediği kitap yok gibidir. Siz konuyu söylersiniz, o hangi kitaplarda geçtiğini, hangi yayının daha akademik olduğunu size söyler. Bunun sebebi iflah olmaz bir kitap dostu olması, her Ankara’ya gidişinde onlarca kitap getirmesidir. Hatta bu durumdan dolayı kitaplarını koyacak yer bulamadığını, kitapla ilgili her şeyi kutsal bir izmiş gibi takip ettiğini de hemen söylemeliyim. Hemen bu arada yaptığım pek çok çalışmama sadece kütüphanesi ile değil, teşvikleri ve değerli fikirleri ile de büyük katkılar sağladığını da belirtmeliyim.
Nazım’ın Karadenizli takacılar için söylediği gibi ve konuşmayı şehvetle seven mısrasında olduğu gibi muhabbet ehlidir İsmail abi. Bu yüzden son zamanlarda odasına bilgisayar ve internet bağlanması ile tam bir Messenger bağımlısı olmuştur. Ne zaman odasına uğrasanız, msnde bir arkadaşıyla bir dostuyla muhabbet eder bulabilirsiniz onu. Diğer yandan o, bir gönül adamıdır ki eksiklikleri görmezden gelir, iyi şeyleri seslendirir. Benimle olan arkadaşlığı bu yüzden bugüne kadar gelmiş olmalıdır.
Çok şeyler yazmak mümkündür İsmail abimle ilgili. Ama hepsi oldukça güzel ve oldukça aydınlık şeyler..
İsmail abi iyi ki varsın ve iyi ki arkadaşımsın..

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
3 yorum yazilmistir

2007-10-13 21:04:23 - Eskiyi hatırlamanın tatlı hüznü..

Yazan: Nihal
Bana yazacak birşey kalmamış Ahmet Hocam..Yüreğine sağlık...İsmail Hocamı daha iyi anlatamazdım ben...Aynı tarihlerde tanımışız hocamı benimki 4 yıl kadar kısa sürdü sizinki hala devam ediyor.. ne güzel..umarım devam da eder..mükkemmel bir insan.. bu sığ yaşamda böyle insanları tanımış olmamın tatlı gururunu aynı zamanda onlardan uzakta olmamın hüznünü yaşıyorum..zaman çok çabuk geçiyormuş..keşke o 4 kısa yıl donup kalsaymış..herkese kapısı açıktı İsmail hocamın..hiç geri çevirdiğini bilmem..önce biraz sohbet eder ardından kitapların içinde nasıl geçerdi zaman bilmem..değerli hocam sözü daha fazla uzatmayayım iyiki varsınız ..saygılarımla..
Bağlanti :: ::

2007-09-19 00:02:47 - Sen çok yaşa Hocam...

Yazan: Hakan
Onu en son görüşümü hatırlıyorum şimdi; size her an alçak gönüllülüğü hatırlatan bir duruş. Hafif küllü sigarasının takılı kaldığı bir ağız. Hızlı hızlı ve dolu bir konuşma.İsmail Hocanın portresini bir ressama anlatsam bunu derdim. O çizgilerin içine sığdıracağı ruhu onun çizeceğini, benim de anlatabileceğimi sanmıyorum.

Çarşı Camiine ve Kırşehirin konfeksiyon satılan alanına çıkan uzun, daracık bir sokağında okulu bitirdiğim hafta hocamızla son kez karşılaşıyoruz. Hayatım boyunca bu büyük ve aziz insanın, Kırşehir Eğitim Fakültesinin bence en önemli hocasının son anısını ince ayrıntısıyla anımsayacağım.

Dersine girdiğim her hocanın kişiliği bana lezzet vermemiştir. Kitap ve notlarla baş başa kalmayı yeğlemişimdir. Kasap Hoca, bunun istisnasıydı. Onu görmek sormak isterdim.

Türkçe bölümündeki odasında onu görmeye gittiğimde birdenbire şaşırmıştım. Çekingen duruşu, benim sesimi kısmama neden olmuş, bir çilehanede bir dervişi ziyarete gittiğim duygusuna kapılmıştım. Usta bir edebiyatçıdan çok, ilk karalamalarını günışığına çıkarmak için uykusuz geceler geçiren bir müptedi ile karşı karşıya kaldığınızı sanırdınız.
Meğer ki her büyük sanatçının tavrı buymuş. Görünce, okuyunca anladım.

Kayseri asfaltında Kırşehir’den beş-altı kilometre uzak dokuz katlı bir apartman. İkinci kata çıkınca size kimi zaman tedirgin, kimi zaman sevecen bakan kitaplar, dergiler. İsmail Hocanın ruh halini artık sayfalarına sindirmişler.

Ona Kırşehirin'ın arka sokaklarında, otomobillerle, yayaların bir arada güçlükle yol aldıkları dar geçitlerde sık sık rastlardım. Yüzünde hep o kırık gülümseyiş, çoğu kez elinde çantası ya da kitapları, ya çarşıdan ya da okuldaki odasından yaya geri dönerdi. Bir iki dakikalık konuşmalarımızdan sonra, ben artık başka bir insan olurdum. İsmail Kasap Hoca çoğumuz için uygarlık aşısı, insanlık bildirisidif.

Sen çok yaşa Hocam...
Bağlanti :: ::

2007-09-14 21:05:02 - Kelamın Kelamı

Yazan: Hayrettin Orhanoğlu
Söz'den öte bildim ki sözün dahi mecaz olduğunu hatırlattığı için birçok kere

söz'le varmadım dostlara... Ama İsmail Kasap söz'ün mecaz olduğunu bilen

erenlerdendir. Bir şehirden gittiğinde şehrin kalabalığını değilse bile hikemî

havasını noksan bırakacak dost-merdândır.

Tanıdığım için dost pazarında kârlı çıktığım ender kişilerdendir.

Selam ile...
Bağlanti :: ::

« Önceki - Sonraki »