![]()
![]()
__________________________________________Kadir Can DİLBER
İnsan, hayatında ne olduğunun farkına bile varamadan birçok şey değişebilir veya değişmiştir. Hayat denilen dönencede bir değişim yaşanır ve kimisi bu değişimin farkına varırken kimisi de değişimin varlığını dahi hissetmez. Bu değişimi bir söz, olay veya kişi sağlayabilir. Bu değişimi Kırşehir Eğitim Fakültesinde İsmail Kasap’ı tanıyarak yaşadım diyenlerin seslerini duyar gibi oluyorum. Kafka’nın ‘Değişim’ adlı kitabı şöyle başlar: “Bir sabah tedirgin düşlerden uyanan Gregor Samsa, devcileyin bir böceğe dönüşmüş buldu kendini…” İşte İsmail Hoca’yı yakından tanıma fırsatı bulanlar onun dostluğunu kazananlar yakın bir zamanda kendilerindeki bu değişimin farkına varacaklar. Bir böcek olarak uyanmayacaklar ama hayatlarında ‘dönüşmüş buldum’ ifadesini yavaşça hissedecekler. Değişimden sonra dünyayı bir böceğin gözünden gören Samsa olmayın sakın! Çünkü İsmail Hoca içe kapanmayı, realiteden uzaklaşmayı ve susmayı sevmez. İnsanların gözünde çok sert bir izlenim bırakmakla beraber aslında çok yumuşak kalpli olan İsmail Hocam, hayatını kitaplara adamış bir bibliyomandır. Yemesi, içmesi konuşmasında dahi kitaplardan kesit taşıyan muhterem insan ile dost olabilmek sanıldığı kadar kolayda değildir. Birinci şart; okumak, ikinci şart; okumak, üçüncü şart; okumak, bu şartlar sonuna kadar okumaktan geçer. Hayatını kitaplara adamış gittiği her yerde kitapçı arayan Türkiye’deki sayılı insanlardan biri olduğu için okumadan onunla anlaşabilmeniz mümkün değildir. Çünkü İsmail Hocam çatışmayı çok sever ve şu söze inanır: “Barika-i hakikat müsademe-i efkârdan doğar” (Hakikatin ışığı fikirlerin çarpışmasından meydana gelir). Fikirlerin oluşabilmesi için okumak, araştırmak, dinlemek, tartışmak gerekir. Ve eğer siz onunla konuşurken zıt şeyleri ortaya atar doğruluk derecesini vurgulayabilirseniz şüphesiz çok mutlu olacak ve size katılacaktır. Onunla tartıştıkça, konuştukça çoğu şeyin farklılığını görecek, kendinizde olan değişimi hissedeceksiniz. Öğrencilerinde hep bu değişim yaratma arzusu içerisinde olmuş ve hâlâ bunun için uğraş vermektedir. İnsan ister sağcı ister solcu olsun İsmail Kasap’tan öğreneceği çok şey vardır ve onun meşrebinde sağcı, solcu diye bir ayrım yoktur. Her şeyi kendi doğru bildiği gibi sanan, önünü dahi zor görmekte zorlanan, yobaz düşüncelere sahip, kibirden kendini yükseklerde gören insanları, diğer insanlardan kesin bir çizgiyle ayırır ve sert şekilde eleştirir. Odasının kapısında sihirli bir değnek ile yazılmış onu iyi tanıyanların görebileceği bir söz vardır: “Gel ne olursan gel ama verdiğim kitapları oku ve gelirken yanına al da gel”. Onun herkeste kesinlikle bir kitabı bulunur ve alanlar geri vermeyi unuttuğu için çok kızar, bir şekilde bir yolunu bulup kitaplarını geri alır. İsmail Hocamız, inanılmayacak derecede kitap bilgisine sahip olmasına karşın ne kadarını okuduğu hâla sokak aralarında, koridorlarda, yolda tartışılmaktadır. İsmail Hocam yaptığı iş ne kadar mühim olursa olsun ne gurur duyar ne de kibirlenir. En kötü iki alışkanlığı sigara ve kitap pazarlığıdır. Sigarayı bırakmayı ne kadar denediyse, sigara o kadar çok yakasına yapışmıştır. Pazarlık hususunda eline kimsenin su dökemeyeceğini ve birçok sahaf ile pazarlık yüzünden kavga edip daha oralara uğramadığını söylemek isterim. Hatta rivayetlere göre İsmail Hocaya değerli kitaplarını sıkı bir pazarlık sonucunda kaybetmiş birkaç sahaf, hocayı uzaktan görür görmez kapıyı çabucak kilitleyip içeride dua ettikleri söylenir. Koyu bir Karadenizlidir ve hamsi balığı için otobüse binip Samsun’a dahi gidebilir. İsmail Hocamız hemşerilerine ayrı bir yakınlık duymasına karşın bunu derslere yansıtmamış o kadar iyi tanışmamıza rağmen beni bir dersinden bırakmıştır. O, öğrencileri notla ölçmeyen, öğrencilerine çalışmayı, okumayı ve sevgiyi bir arada sunmaya çalışan mübarek bir insandır. Değişimi mi arıyordun ne duruyorsun!