![]()
![]()
____________________Şirin GÜRBÜZ
İsmail Hocamın dersimize girdiği ilk gün asla silinmez hafızamdan: Sakindi.
Sesi, gül yaprağı kadifesiydi. İyi bir gözlemciydi. Ara sıra dalardı pencereden dışarı bakarken... Sonra ikinci girişinde dersimize beni hatırlamıştı, ne çok sevinmiştim. Halen de mutlu olurum hatırladıkça.
Hocam ben yazıyorum, demiştim. Bu kadar ilgileneceğini açık söyleyeyim ki tahmin etmemiştim. Çok sevindi. Okuyor musun, sen dedi. Evet, Hocam, dedim. Sonra sürekli kitap verdi bana. Asıl o zaman okumaya başlamıştım. Şimdi öğretmenliğimin ikinci yılında İsmail Hocam sayesinde edebiyat dergilerinin olduğu yerde mıhlanıp kalırım. Baktığım her edebiyat ürününde Hocam yanı başımdadır sanki.
Hatırlamanın en güzel şekli bu olsa gerek Yanına her gittiğimde İsmail Hocam büyük bir coşkuyla aldığı kitap ve dergileri gösterirdi. Anlatırdı onlardan ayrıntılar. Sonra kitaplığa yönelirdi. Yanımda başka bir arkadaşım varsa o arkadaşıma muhakkak bir kitap hediye ederdi. Ben okulda huzur istiyorum dediğim zaman, arkadaşlarım, İsmail Hocamın odasına gideceğimi anlarlardı. Ve ben biliyorum ki; uzak olsak da şimdi derdime ortak olacak bir arkadaşım var benim. Ve asıl önemlisi bu arkadaşım; İsmail Hocam…
Bunun değerini yaşamayan anlayamaz. Şimdi ben okulda değilim.
Oradaki tüm öğrencileri sarsıp… Değerini bilin İsmail Hocamın demek istiyorum.
O kitap kokulu oda, masanın üzerinde okunmuş ve okunmayı beklenen dergiler fondayken içtiğimiz çaylar, edilen sohbetler; Şimdi daha iyi kavradığım ayrıntılar. Ve bilinmez işte saat yanımızdayken, saniyelerin değeri.
İyi ki tanıdım sizi Hocam, iyi ki varsınız ve her zaman var olacaksınız…